Hit Counter
KARA ELMAS DİYARI :)
Herkese merhabalar :)
Başlığımdanda anlaşılabileceği gibi bahsetmek istediğim konu keşfettiğim yerlerden biri olan yorgun şehir , siyah inci Zonguldak ...
Aslında pek tercih edilmeyen ama yeni yerler görmek için heyecan arayanların ve her yerini günü birlik keşfedebilme avantajına sahip olmasıyla koca bir güne sığdırabileceğiniz bir macera ( yolda geçen zaman hariç ) ... Tabi vaktiniz varsa çok yakın olan Safranbolu ' ya uğramanızı da tavsiye ederim .
Kahvaltı için kesinlikle Değirmenağzını tercih etmenizi isterim manzarası ve doğanın içinde olmasıyla saklı bir cennet gibi .
Öğlen yemeği için tabi ki Düş Molası Balıkçısı başka bir yerde yemek yenemezdi elbet :) Mevsimine göre değişen taze balıklar ve pişirme alternatifleri mevcut . Benim tercihim ızgara Levrek olmuştu gerçekten çok lezzetliydi ve tabi balıktan sonra olmazsa olmaz olan helva :)
Öğlen yemeğinden sonra sırf merakımızdan ve manzarasından dolayı Denizfeneri ' ne gittik . Ufka baktığınız da o dinginlik ruhunuzu dinlendiriyor . Aynı zamanda restoran olarak işletiliyormuş bizde bir şeyler içtik tabi :)
Biz o gün restorasyon olduğu için mecburen gidip göremedik , içimizde kaldı ama görmeden dönülmemesi gereken bir yerde Gökgöl Mağarası . Gökgöl Mağarası , Zonguldak'a yakın olması, ulaşım için pek çok araç bulunabilmesi yanında, yer yer çok güzel sarkıt, dikitler ve travertenler içermesi ve gezilmesinin oldukça kolay olmasıyla turistik açıdan çok önemli bir yer .
.jpg)
Gökgöl Mağarasına gidemeyince kendimize aktivite yarattık Demirpark ' a bowlinge gittik :)
Başka yerde şubesi var mı bilmiyorum ama Selanik kahvecisi ' ne uğramadan Zonguldak ' tan gitmek olmazdı . Dekoru sayesinde zamanda yolculuğu hissediyorsunuz . Selanik kahvesi çok yoğun köpüklü ve aroması biraz keskin sakızlı , sade çeşitleri olan biraz dibek kahvesini andıran , tadı insanın damağında kalan bir kahve ... Tabi geniş skalasından seçtiğiniz pastalar da yanına çok yakışıyor :)
Zonguldak ' a gitmişken simgesi , her gidenin mutlaka fotoğraf çektirdiği Madenci Anıtını görmemek olmazdı ...
Ve son olarak gün batımında manzaraya karşı Ortaköy Cafe de yorgunluk çayı içerek keşfimizi tamamladık :)
Ve bitmiş ama mutlu bir halde eve dönüş yolculuğu ...
Umarım aydınlatıcı bir yazı olmuştur :)










